Ne yapalım?
Susalım.

Gitsem de
Sonuna kadar
Dönsem de
Eli boş yıllar
Gönüle yakın
Bulunmaz kollar

İki göz yeter
Görmeyi bilsen
Gönül seslenir
Bir duyabilsen

(Source: youtube.com)

….

Başlangıçta doğruydu belki. Sıradan bir serüven, rastgele bir ilişki
gibi başlayıp, gün günden hayatıma yayılan, büyüyüp kök salan ,
benliğimi kavrayıp, varlığımı ele geçiren bir aşka bedellendin.
Ve hala bilmiyordun sevgilim
Ben sende bütün aşklarımı temize çektim
Anladığındaysa yapacak tek şey kalmıştı sana
Bütün kazananlar gibi
Terk ettin
….
Yaz başıydı gittiğinde. Ardından, senin için üç lirik parça
yazmaya karar vermiştim. Kimsesiz bir yazdı. Yoktun. Kimsesizdim.
Çıkılmış bir yolun ilk durağında bir mevsim bekledim durdum.
      Çünkü ben aşkın bütün çağlarından geliyordum.
….

Daha o gün anlamalıydım bu ilişkinin yazgısını
      Takvim tutmazlığını
      Aramızda bir düşman gibi duran
      Zaman’ı
      Daha o gün anlamalıydım
      Benim sana erken
      Senin bana geç kaldığını

….

      Gittin. Koca bir yaz girdi aramıza. Yaz ve getirdikleri.
Döndüğünde eksik, noksan bir şeyler başlamıştı. Sanki yaz, birbirimizi görmediğimiz o üç ay, alıp götürmüştü bir şeyleri hayatımızdan, olmamıştı, eksik kalmıştı.

Şimdi biz neyiz biliyor musun?
      Akıp giden zamana göz kırpan yorgun yıldızlar gibiyiz.
      Birbirine uzanamayan
      Boşlukta iki yalnız yıldız gibi
      Acı çekiyor ve kendimize gömülüyoruz
      Bir zaman sonra batık bir aşktan geriye kalan iki enkaz olacağız yalnızca
      Kendi denizlerimizde sessiz sedasız boğulacağız
      Ne kalacak bizden?
      bir mektup, bir kart, birkaç satır ve benim su kırık dökük şiirim
      Sessizce alacak yerini nesnelerin dünyasında
      Ne kalacak geriye savrulmuş günlerimizden
      Bizden diyorum, ikimizden
      Ne kalacak?

"Bazen ona bişeyler yazarsın, yazar silersin.. yazar silersin..
O hiçbirini okumamış olur; ama sen hepsini söylemiş olursun."
Murathan Mungan (via lovenextt)

Ben senin geçmişine gidip o en kötü anlarında elini tutmak isterken sen istiyorsun bilemiyorum. Belki de ben çok duygusalımdır.

Ama içimde sana asla ulaşamayacak olmanın sızısı ile olsa da çocukluğunun ellerine sarılmak istiyorum. O çocuk gözlerinden akan yaşları silmek ve omzuma başını koymak istiyorum..

Ne kadar acı, sana en çok söylemek istediklerimi anlattığım mektup geri geldi bugün. Ve bundan da acı olan güzel bir sabahta posta kutusunda gördüğüm bu “iade” mektubun senden bana yazılmış bir kaç satır olduğunu sanarak yaşadığım kısacık heyecan..

"Süpriz yaptı bak, yazdı mektup bitanem benim.."

Ama hayır tabiki, hayalkırıklığı.. Yırtıp atmak istedim o “iade” yazısını gördüğümde.

"İADE"

Ben yazmıştım, bana döndü. Aynı kendim yazıp oynadığım gibi ve senin asla beni baş rol oyuncusu olarak seçmediğin bir oyun gibi.. Ama yedek oyuncu listesinin en başına teşrif ettirildim. Teselli olarak.. Daha fazlası olamazmışım gibi hissederek..

(Source: ucankurba)

  1. Camera: Canon EOS 5D Mark II
  2. Aperture: f/2.8
  3. Exposure: 1/200th
  4. Focal Length: 35mm